ARPALARIN KILÇIKLARI SARARINCA
YAZ GELİRMIŞ OĞUL
Yenipazar
Baba anne
Eğer tarlalarda arpaların kılçıkları sararmış ise
Yaz gelmiştir oğul derdi
Artık
Başta arpalar olmak üzere recberin iriyatını
Biçme ve ürününü anbarına taşıma dönemi
Başlamış sayılırdı derdi
Yani
Çalışan çiftçi ailesi için
Harman zamanı
Ektiklerini biçtiklerini kaldırıp toplama zamanıydı
Ortaokul ikinci sınıfa köyden kalkıp
Yenipazar ortaokuluna bir kaç çocuk sabah evden erken çıkıp
Akşam yine evde olacak şekilde okula gider gelirdik
Denirdi ki;
Havalar iyiyken
okula yaya olarak gidelim gelelim
Kar yağmaya yakın bir öğrenci evi tutalım derlerdi
Belkese ile Yenipazar arası yaklaşık
5 km kadardı
Ne kadar geç ev tutarsak
Bizim için o kadar iyiydi
Çünkü
Daha az kira ödenecekti
Hepimizin ailesi aynı şeyi düşünüyordu
Ev olupta
Birinin bir göz evinde durulacaktı
1971-1972-1973 YILLARI
Bir grup çocuk saat 9 da okulda olacak şekilde
Saat 3 den sonra okul çıkışında
Gel git 10 km okul yolunu katederdik
Bazen yağmura yakalanır ıslanırdık
Yolda
Kitaplarımızı ıslanmasın diye
Koltuğumuzun altına saklardık
Hiçbirimizin okul çantası yoktu
Kitapları avucunuzu içine alır yan tarafımızdan taşırdık
Bez çantalar dikilirdi
Ama onlarda ıslanırdı
Bir sabah yağmura tutulmuş ıslanmıştık
Yine de yol boyu ıslaklık rüzgardan biraz kururdu
Öyle bir günde
Okula geç kalmışim
Okula
Yenipazarda kahvelerin önünden geçerek giderdik
Kahvenin önünde
Biri can dayım kocabacak lakaplı AliTepe
Diğeride
Anamın teyzesi nin oğlu karasarık lakaplı
Çöteli Ali dayım oturuyor
Ben önlerinden geçerken beni görmüşler
Yağmurdan Islanmışım
Ama yolda üstüm kurumuş
Ama kitaplarım defterlerim ıslak
Karasarık dayım arkamdan bağırdı
Memed gel bakam buraya oğlum dedi
Kacabacak dayıma dönerek
Len Ali
Şu çocuğa bir çanta alalım mı dedi
Dayımda
Alalım len Ali demez mi
Tuttular kolumdan
Tahsin bakkala gittik
Oradan bir çanta beğendim
20 tl dedi
Karasarık dayım
Yav Tahsin
Yarısını benim üzerime deftere yaz
Yarısında Ali nin üzerine yaz dedi
Şimdi bizim paramız yok dediler
Ben çantayı alınca sevine sevine kitaplarımı çantama koyarak
Okula koştum
Daha sonraki yıllarda babamız olmadığı için
Utanarak da olsa
Can dayımdan sessizce para isterdim
Diğer dayımdan isteyemezdim
Çarşamba pazarı günleri
Cızbız köftenin kokusunu alan
Bütün öğrenciler pazar yerine koşar
Çeyrek ekmeğin iki tarafını
Köftenin yağına bandırtarak yemeyi severlerdi
Bazen araya iki köftede koyduranlar olurdu
O günlede param olmadığında
Kara sarık dayının yağhanesine uğrardım
Para isteyemezdim
Ama o anlardı
Kapıda beni görür görmez
Yağ kavurma fırının üstündeki biriken bozuk paraları
avcuma doldururdu
Karasarık dayı
Gerçektende dayılığını yapmıştı
Yıllar sonra
Hasta olduğunu ve ameliyat olduğunu duydum
O yıllar Bingöl de çalışıyordum
Oduncu gömlekleri o yıllar meşhurdu
Oranın
Birde tütünü meşhurdu
Paket yaptım
Çocuklarda alıp
Yenipazarın Çöte mahallesindeki evine gittik
Dayımız uzanmış
Yatıyor
Sarıldık
Çok memnun oldu
Hal hatırdan sonra
Dedim ki;
Yav dayı hatırlarmısın
Hani bana diğer dayımla bir çanta almışstınız ya dedim
Hiç untmadımki
Evet hatırlıyorum.dedi
Çantayı aldık
Dayın yarısını verecekti
Yarısınıda ben verecektim
Birkaç ay sonra ben Tahsin bakkala on lirayı verdim
Borcumu defterden sildirdim
Bir yıl geçti
Tahsin diğer kalan on lirasını benden istedi
Dayın ödememiş dedi
Onuda ben ödemiştim dedi
Peki dayı dedim
Ben her yağhanenin kapısına geldiğimde
Önüme koşardın
O fırının üstünden bana para verirdin
Hiç boş dönmedim dedim
Dayısının
Ben senin geleceğini bilirdim
Bozuk paraları hafta boyu orada biriktirirdim dedi
Bir kaç yıl sonra ayaklarından rahatsızlandı
Durumuda pek iyi değildi
Yaşlanmıştı
Baktım bir gün kahveden çıkıyor
Okeyde yenilmiş herhalde dedim
Okey oynamayı
Çok severdi
Oyunda
Çokta da kızardı
Şakacıydı
Dayı
Ne yapıyon ne ediyor dedim elini tuttum
İyiyim dedi
Bacak tutmuyor yeğen dedi
Yapacağım bir şey var mı dedim
yok dedi
Elimi cebime atarak bir miktar parayı
Ceketinin dış cebinin içine uzattım
Elimi tuttu
Paraların bir kısmı görünüyordu
Boynunu benden yana çevirerek
Yüzüme şöyle ters ters bir baktı
Olmaz der gibi
Dayı
Tamam dedim
Bunlar zaten senindi
Bende emanetti
Duraksadı
Ve
Yüzünü yavaşça önüne çevirerek
Sessizce
Topal topal evine doğru yürüdü
Sonraki zamanlarında
Birkaç kez yine bunu yaptım
Artık her seferinde
Gözlerime bakarak
Sadece gülümsedi
Babaannenin
Arpaların kılçıkları sararınca
Yaz gelirmiş oğul sözü
Beni çok etkiler
BU söz
Yaşlılığı
İnsanların geçen koca ömrü ve yaşantısı için ne kadar yakışıyor
Mekanları her iki dayınında cennet olsun
Mehmet Saraç 1972
Yenipazar cami bahcesi