FİKRET YILDIRIM


GÜZEL GELECEĞE ÖZLEM

.


Geçmişi özlemeyi çoktan bıraktım ben; hep hüzün, hep keder, hep iç çekme, hep nefes daralması, hep keşke, hep titremesi yüreğimin.

Sen yaşadıklarını yaşadın da ne oldu? Kime anlatabildin de kim seni anladı, can kulağıyla dinledi?

Faşizm arifesindeki çocukluğun ve ilk gençliğin ve dağları yerinden oynatan darbenin üzerinden dört tane on yıl geçti de kim bildi acıların ve katliamların travmasını, kim tutabildi çetelesini kaybettiklerimizin?

Geçmişi özlemeyi çoktan bıraktım ben; çelik çomak, dokuz kiremit, mors, uzun eşek, kayış kızdı, körebe, yakar top, ortada sıçan, saklambaç, kuka ve “gazozuna maç” yaptığımız sınırsız mutluluk oyunlarımızı çocukluğumuzun.

Yazsan kim okur, anlatsan kim dinler egolar cehenneminin dijital yalnızlıklarında?

Sen yok hükmündesin artık evrenin tabelasız ve değerleri kalmamış kozmik köyünde.

Gözünün içine baktıkların görmüyorlar artık seni.

Güzel geleceği özlüyorum ben çoktandır; hiç bilmediğim, hiç yaşamadığım, hiç korkmadığım geleceği.

Geçmiş ele avuca sığmaz ve hiç iz bırakmaz bir biçimde uçup gitti çünkü.

Özümüz geçmişte olsa da gözümüz güzel gelecekte çünkü.

Fikret Yıldırım

Görsel | sabah.com.tr