FİKRET YILDIRIM


YALAN VE HAKİKAT ÜZERİNE

.


Yalan bir gün hakikate “hava ne kadar güzel değil mi” diye sormuş, yalana pek güvenmeyen hakikat de şöyle bir havaya bakmış ve “haklısın, gerçekten de çok güzel” diye onaylamış.

Bir gün yalan bu sefer de kuyudaki suyun ne kadar temiz ve duru olduğunu söylemiş; hakikat bu kez de suya bir göz atmış ve “haklısın, çok temiz” demiş.

Birlikte girelim mi suya demiş yalan. Biraz düşünüp ikna olan hakikat “neden olmasın” demiş ve soyunup atlamışlar suya.

Su gerçekten de son derece berrak ve güzelmiş. Ama yalan birden sudan çıkarak hakikatin elbiselerini alıp kaçıvermiş. Bunun üzerine hemen sudan çırılçıplak çıkan hakikati görenler onu ayıplayıp utanmazlıkla suçlamışlar. O da utancından hemen yeniden suya atlayarak bir daha kimseye görünmemiş.

O gün bu gündür, yalanın hükmü geçmeye başlamış, hakikatse sırlara karışmış.

Fikret Yıldırım

(*) Kaynağını unuttuğum bir okumamın belleğimde kalan özeti.

Görsel | newslichter.de