Yenipazar ortaokulu 1973 öğrencileri

YENİPAZAR
ZAMANDA YOLCULUK
Yukarıdaki fotoğraf
Dünün küçükleri
Bugünün büyüklerinin
Zaman tünelinindeki yolculuğunu gösteriyor
Bazılarımız
Hakkın rahmetine kavuştu
Bazılarımızda
Ülkenin dört bir yanına dağıldı
Fotoğraf
1972 1973 yıllarında
Yenipazar ortaokulu
Sıralarında
Köylerden ve Yenipazar nahiyesinden
Toplanan çocukların
Büyütülmüş şeklidir
Rahmi öğretmenimizde bu okulda yeni göreve başlamış
İlk görev yıllarını bizimle geçirmişti
40 yıl sonra bir gün
Aynı okulun önünde bir araya geldik
Şımardık
Bizim dilimizle
Şemerdik
Hatta
Herkes sınıfını buldu sıralarımıza oturduk
Rahmi hocaya
Hocam kalk derse devam dedik
Biz çocukluğumuzu istiyoruz dedik
Matematik öğretmeniydi
Aldı tebeşiri eline başladı tahtaya yazmaya
Gülüştük
Anılar hatıralar anlatıldı
Kara tahtanın önünde
Koca adamlar olduk ama
Yine
Sıralarımızı o günlerimizi özlemiştik
Hayatın ne kadar hızlı akıp gittiğini
Yüzlerimize bakarak
Daha çok anlıyorduk
Zaman saat gibiydi
Çalışıyordu
Ama saate baktığımız gibi
Büyük zamana bakmıyorduk
Zaman
iyi kötüyü insana öğretiyor
Zaman bazı durumlarda
ilaçtır derler
Yaşarken çektiğin
Acıları
Kaybettiklerinin hasretlerini törpüler denir
Yüce
Allah kullarına bu duyguyu
Biz insanoğluna vermiş
Yoksa
İnsanoğlu bazı durumlarda çatlar
Patlar
dayanamaz denir
Ama
Zamanın
Sınırıda yoktur ki
Zamanın yolculuğunda
İnsan ömrünün adı bile olmaz
Zaman tünelinden geçerken
İnsan hayatında en önemli yılları
Çocukluk yıllarıdır
Zamanı
En çok kayıt altına alan
Dünyaya ilk adımlarını attığın
Daha
Kötülüğü henüz tanıyamadığın
Herşeyi ilk gördüğünde
Onların güzelliğini
Farkına vardığın dönemlerdir
Beyin o yıllarında herşeyi depolar
Çocukluk yılların bu yüzden
Hep hayatında
Kafanın bir kenarında takılı kalır
Arkadaşlıkların
Anan baban kardeşler
Bütün ailen
Hatta
Ahırdaki
Hayvanlarımız
Aklından
Silinmez
O çocukluk yıllarımı yaşarken
Bir gün
Bir çoban
Sürülerini karşı yamaya salmış
Ekmek peynir çantası boynunda
Köpekleri davarı çevirmiş
kendiside
Sırtını küçük bir kaya parçasına dayamış
Bir
Elinde bir çakı
Diğer elinde bir ağaç dalı
Durmadan yonttuğunu gözlerdim
Hem konuşur
Hem yontardı o parçayı
Aslında yaptığı bişeyde yoktu
Onu iş edinmişti
Vaktini geçiriyordu
Bazende
O bıçağı ile
Çeşme başlarındaki söğüt ağaçları gövdelerine
Köyünde sevdiği kızın
Fakat hiç
Kimseye adını söyleyemediği gizli aşkının
İsmini o çakı ile kazırdı
O kazıntı
Ağaç büyüdükçe açılır
Birkaç ay sonra da
Çeşmeye gelen
herkesin karşıdan okuyabileceği
Bir duvar yazısına dönerdi
Yazınım kim yazdığını
Sadece yazan bilirdi
Onlar
Sevdlklerine kavuşabilirmiydi
Derseniz
Çoğu bir hayelde kalırdı
Parasızdılar
Yoksuldular
Birbirlerini kıskanacakları
Arkadaşlıkları yoktu
Askere birlikte gitmek
Başka bir gururdu
Onların tertip dedikleri
Başka bir dostluğu ölesi perçinlerdi
Tertip demek
Arkadaşlığın bir üst kademesiydi
Hep bu güzel yılların bir gün biteceği
Kimsenin aklından bile geçmezdi
Ama
Hayat bir süre sonra onları
Başka bir yerlere savuracağını
Ve
Bir daha o günlerin asla geri gelmeyeceğini
Onlar o günler bilemesede
Çok çok yıllar sonra
O ortamı
O güzel günleri yaşamanın tekrar
Mümkün olmadığını
Bizim yaşlara gelindiğinde anlıyorsun
Mehmet Saraç
