Bak;
sana yaşamın "an"lamını "an"latıyorum bıkıp usanmadan!
Beni "an"layabiliyor musun?
Sen beni, topraktan sessizce çıkıvermiş, kısacık ömürlü, mekâna mahkum, zavallı, eflâtun bir çiçekçik sanıyorsun, deği mi?
Çoğun fark etmiyorsun bile beni, değil mi?
Ya senin benden farkın ne “insan”cık”?
Beni “an”layabilecek bir “an”cık zamanın oldu mu hiç?
Beni “an”lamaya cesaretin yetecek mi hiç?
Benim “sen” olduğumu ne zaman “an”layabileceksin?
Fikret Yıldırım
