NE
En zor soruların başında yer alır. Bilinmeyene yöneltilen ilk ve en kısa, en yalın sorudur. Ne başlangıcı ne de sonlangıcı öngörülebilir.
Bir özne ya da özne grubuysa yanıt, işimiz kolaylaşır. Yok eğer yanıta ilişkin herhangi bir ipucu yoksa soruyu soranda bunalımlara yol açabilir.
NEDEN
İşte can alıcı bir soru daha. Tüm varoluşa, olay ve olgulara yöneltilebilecek en derinlikli sorulardan. Neden-sonuç diyalektiği ve bağlamı analitik düşünce ve bilimin de en temel dayanağıdır. Evrim süreci içerisinde “kendi”ni fark edebilen tek canlı insanın bildiğimiz yaşam biçimleri arasındaki en ayrıcalıklı özelliğidir, olup bitenlerin nedenlerini gözleyip araştırması ve kesin sonuçlara ulaşma çabası.
NASIL
İşte can yakıcı bir soru daha!
Olay ya da olgunun nitelik ve niceliğine ilişkin, biçim ve biçeminin betimlenmesini belirleyecek tanımda en zorlanılacak bir düşünme, akıl yürütme yöntemi. Son derece emek ve zaman gerektiren bir çalışma alanı bu sorunun yanıtı da.
NEREDE
Yanıtı, geometri ve coğrafya bilgisi gerektiren bir soru başlığı.
Işık ve aydınlığın olduğu yerde bu sorunun yanıtı daha kolaylaşır. Somutluk ve nesnellik bu sorunun yardımcı dayanaklarıdır. En az tartışmaya açık olan bu soru ve yanıtıdır.
NE ZAMAN
Sayıların bulunması ve zamanın ölçülebilmesiyle bu soru da yanıtlanması görece olarak gerçeğe çok daha yakın sonuçlar sağlar. Günümüz teknolojisi, zamanın en akıl almayacak derinliklerini ölçebilecek yetkinliktedir.
KİM
İşte en çok tartışma ve çatışmaya yol açan sorumuz!
Yukarıdaki dört sorumuz, olay(ların) ya da olgu ve olguların nitelik ve niceliğine ilişkin iken, „kim“ sorusu doğrudan özne ya da özne öbeğine ilişkindir. Ve tüm hesap da her türlü olumsuzluğuna, eleştiriye açıklığına bağlı olarak onun adına yazılır.
Özcesi;
„Ne“ sorumuzun yanıtı „Cumhuriyet“ ise
„Neden“ sorumuzun yanıtı „Çağdaşlaşmak ve Akıl Devrimi“ ise
„Nasıl“ sorumuzun yanıtı gerektiğinde „Canla Başla, Kanla Savaşla“ ise
„Nerede“ sorumuzun yanıtı „Hattı Müdafaa Değil Sathı Müdafaa“ ise
„Ne Zaman“ sorumuzun yanıtı da „Sonsuza Dek“ ise
„Kim“ sorumuzun yanıtı ise Mustafa Kemal Atatürk olmak gerektir.
Cumhuriyetimiz rüştünü ıspatlamıştır, sırada ise sürekli bütünlemeye kaldığımız „demokrasi“ dersimizden en iyi notla geçmektir.
Türkçülük, Atatürkçülük, Ulusalcılık, Kemalizm vb. anlayış ya da akımlar yukarıdaki akıl yürütmenin kapsamında yer almazlar.
Fikret Yıldırım
Görsel | Cumhuriyet Gazetesi
