FİKRET YILDIRIM

Tarih: 02.11.2019 18:41

GÖRSEME

Facebook Twitter Linked-in

Gitgide yüreğin daralmaktadır.

Yaşama ve insana ilişkin, bilindik ne kadar değer ve doğru varsa, hızla yitip gitmektedir avuçlarının içinden, gözlerinin önünden.

Açıkyüreklilik, yardımseverlik, paylaşımcılık, özverililik, merhamet, doğrusözlülük, sadakat, ahde vefa gibi erdemliliği ve ideal insanı dilegetiren daha pek çok Osmanlıca ya da Türkçe sözcük ya da tamlama birer birer ya da toplu bir biçimde hızla anlam aşınmasına uğrayarak insana, sevgiye ve saygıya bağlaşık yaşam tanımını çölleştirmektedir.

Geçmiş saygısı yetişilmez bir hızla törpülenirken gelecek kaygısı da bir o kadar dayanılmazlık sınırlarını zorlamaktadır. Seni yeryüzüne getirip yetiştirenlerin, yalnızca kendi içlerindeki bilgelik kitabıyla seni insan edebilmek için inanılmaz bir yaşam savaşımı vermiş olduklarını görürsün, bir de içinde bulunduğun zamanlardaki para-mevki-marka kısırdöngüsünün girdabında “ser”hoş olanların “ser”sizliklerini görür, iliklerine dek donarsın.

Birçok yer ve zamanda yaşanmakta olan, tüm bu olumsuzluklara karşın, bilirsin ki, salt yaşamın ve varoluşun senin kendisini nasıl algılayıp hissettiğinle pek de ilgilendiği yoktur. O, kendi anlamını bilir, sabır ve metanetle bekler. Kimi zaman, bir annenin doğum naralarının arasından, kimi zaman bir kuşun yumurtasından, kimi zaman karanlıktan, kimi zaman aydınlıktan ve kimi zaman da bahçenin bir köşesinde, bir yandan soylu duruşuyla öte yandan ise ayırdına varılabilirse eğer büyüleyici kokusuyla, öylece anlatır “şimdi”nin ve “burada”nın anlamını.

Sana düşense, yalnızca bu tılsımın farkına varabilmektir.

Özcesi; yaşamının anlamı ve belki de başlangıç noktası, “görebildiğin”dedir.

Fikret Yıldırım


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —